Bulduğumuzu kaybedecek kadar ahmak mıyız? - Bülent BOSTANCI

Bulduğumuzu kaybedecek kadar ahmak mıyız?


Amastris yeniden doğabilecek mi?

Bartın’ın tarihi ve turistik ilçesi Amasra’nın toprak altında kalmış tarihi zenginliğinin gün yüzüne çıkarılması için kazılara başlandı.

Amasra Müze Müdürlüğü Başkanlığında ve Bartın Üniversitesinin bilimsel danışmanlığında devam eden kazılar Haziran ayından bu yana sürüyor. 

Bartın Üniversitesi Öğr. Gör. Doç. Dr. Fatma Bağdatlı Çam devam eden kazı çalışmalarının öneminden bahsederken Batı Karadeniz’de ilk kez anıtsal bir mimari ile karşılaşıldığını söyledi.

Batı Karadeniz’de ilk kez anıtsal bir mimari ile karşılaşılıyor…

İşte bu durum Amasra’yı çevre illerde tamamlanmış ve devam eden tarihi kazılara göre birkaç adım birden öne çıkarıyor.

Okul yapılması planlanan ve okulun temel kazıları sırasında altından tarih fışkıran bir alanda sürdürülen kazı çalışmalarından bahsediyoruz.

Nasıl da ilginç değil mi?

Oysa ki nice nice medeniyetlere ev sahipliği yapmış Amasra’nın altında gün yüzüne çıkmayı bekleyen bir tarih olduğu herkesin malumudur.
Bu maluma rağmen yılarca gecikmiş, geciktirilmiş tarihi kazıların ilki gerçekleşiyor.

Gerekli destekler verildikçe yıllar boyu sürebilecek kazı çalışmalarının sonucunda Amastris Antik Kenti yeniden büyük ölçüdeki hatlarıyla gün yüzüne çıkarılabilirse Amasra geleceğe bırakabileceğimiz en güzel miraslardan biri olacak.

*** 
Astoria Grande 6 tur daha Amasra’ya gelecek

Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır Amasra’da basın mensuplarıyla buluştuğu toplantıda 3 Ağustos 2022 tarihinde Amasra Limanına yanaşan ve bölgede büyük heyecan oluşturan Astoria Grande isimli kruvaziyer gemisinin yıl bitmeden Amasra’ya 6 tur daha yapacağını söyledi.

Farklı turizm acenteleriyle de görüşmelerin sürdürüldüğünü söyleyen Başkan Çakır, 2023 yılı içinde en az 13 kruvaziyer ağırlayacaklarını ve bu sayının gerçekleştirilen girişimlerle artabileceğine dikkat çekti.

Ulaştırma Bakanlığınca milyonlarca lira harcanarak yapımı tamamlanan Yolcu Limanı projesinin getirisini yeterli derecede görebilmek için kruvaziyer turizmine yönelik topyekûn çalışmalar yapılması gerekiyor.
Amasra’nın kruvaziyer turizmine hazır olduğu yurtiçi ve yurtdışı turizm fuarlarında anlatılmalı, anlatılabilmeli.

Bu işler yüksek bütçeler gerektiriyorsa gerekli projeler hazırlanıp kalkınma ajanslarından destek alınmalı.

Yani liman var denilip yatılmamalı.

Amasra’nın ve dolayısıyla ülkemizin turizm nasibinin peşinde koşulmalı.

*** 
İnkumu’nun park sorununu çözemiyoruz!

Yıllar boyu sahillerimizi tanıtmak için çabaladık durduk!

Neden? 

Turizmden payımıza düşen nasibi daha da artırmak için.

Ne yaptık?

Üşenmeyip tanıtım günleri için Ankara’ya kadar gittik ve “Ankara’nın denizi Bartın” dedik.

Ankara’da yaşayanları Bartın’a çekebilmek için ulaşımın kolaylığından, konaklama imkanlarından ve öve öve bitiremediğimiz sahillerimizin güzelliğinden bahsettik.

***

Şimdi birlikte düşünelim…

Ankara’da yaşıyorsunuz ve çoluk-çocuk denize gitmeyi planladınız.

Bugün, “Ankara’ya en yakın deniz hangisi?” diye GOOGLE araması yaptığınızda dahi alacağınız yanıt Bartın’ın sahilleri olacak.

En yakın konumlardan biri olan İnkumu sahili için hazırlıklar yapıldı ve yola çıktınız.

Yaklaşık 300 km yol kat ettiniz ve İnkumu sahiline neredeyse 8-10 km kadar yaklaştınız.

Çocuklarınız denizle buluşacağı için nasıl da mutlu.

Yolculuğunuz sıcak havaya ve kilometrelerce yola rağmen denizle buluşacak olmanın heyecanı ile sürüyor.

Derken karşınıza Polis-Jandarma çıkıyor.

Önünüzde uzun bir araç kuyruğu…

Ne olup ne bittiğini anlamaya çalışıyorsunuz.

Ve bir bakıyorsunuz önünüzdeki araçlar geri döndürülüyor.

Polis ve Jandarmanın konuşlandığı bölgeye tın tın ulaştığınızda

“İnkumu’nda araç park edecek yer kalmadı!” deniliyor ve sizden geriye dönüp başka plajlara gitmeniz isteniyor!

İz bilmez, yol bilmezsiniz. 

Geriye dönüp hangi plaja gideceksiniz?

Gittiğiniz plajlarda araç parkı için yer bulup bulamayacağınız da belirsiz!

***
Aynı gün İnkumu sahilinde plajın sadece 3’te biri dolu.

Yani plajda daha binlerce kişi için yer var.

Ama araç park edecek yer kalmadığı için Ankara’dan gelen vatandaşlar peşin sıra geri çevriliyor.

Ankara örneği verdiğime bakmayın.

Karabük’ten, Zonguldak’tan, Bolu’dan deniz keyfi için Bartın’ı tercih edenlerde aynı sıkıntıdan mustarip.

*** 

Tekrar uzak yollardan gelip geri döndürülen insanlar adına bir kez daha birlikte düşünelim.

Kilometrelerce yol yaptınız… 

Sadece yakıt masrafınız bile ciddi bir bütçe.

Yollardaki yeme-içme masraflarınız da cabası.

Boşa harcanan paraya mı?

Boşa giden zamana mı?

Hangisine üzülecek bu insanlar!

***
Nasibimizi kaybetmemek adına bir an evvel çözüme odaklanmamız gerekiyor.

Zira aramak erdem, bulmak nasiptir.

Bulduğunu kaybetmek ise ahmaklıktır.

Biz, bulduğumuzu kaybedecek miyiz?

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Eyl
26Ağs
05Ağs

Nasrettin Hoca borç isterse

11Nis

Sn. Valim maça gidiyor muyuz?

24Şub

Tereke Davası