BİR HAL ÇARE YOK MU? - Bülent BOSTANCI

BİR HAL ÇARE YOK MU?


Gürgenpınarı mevkii Bartın’ın en güzel yerleşim noktalarından biriydi…

Ta ki bölgedeki taş ocakları ve liman yolunu çevreleyen tesislerin kurulmasına kadar.

Bir yanından Bartın Irmağı’nın geçtiği Gürgenpınarı mevkiinde her gün toz bulutları havaya kalkıyor.

Kamyonların yarattığı bu toz bulutlarına bir hal çare yok mu?

En basit yöntemle taş ocağından ana yola çıkan ya da tesislerden ana yola çıkacak kamyonlar için bir su havuzu oluşturulamaz mı?

O su havuzundan geçen kamyonların lastiklerindeki toz çamur deryası su havuzunda kalsa hem çevremiz hem de o bölgede yaşayan insanlar rahat bir nefes alsa olmaz mı?

***

Ya Karayolları yol yapmayı bilmiyor!

Ya da kolluk kuvvetleri denetleme yapmayı bilmiyor!

Boğaz istikametinden Bartın yönüne seyir halinde iken Çimento kavşağını geçip Bartın Oto Sanayi Sitesi kavşağına yaklaştığınızda sağ şeridin ne halde olduğunu güzergahı en az bir kez olsun kullanan tüm sürücüler biliyor, görüyor…

Peki karayolları görmüyor mu?

Peki sorumluluk sahasındaki kolluk kuvvetleri görmüyor mu?

Yol resmen balık sırtı!

Kazalara davetiye çıkaracak türden!

Bartın’da üst üste gelen ölümlü kazalar sonucu zaten hepimizin canı yandı! Morali bozuldu!

Birde o yolda ölümlü kazalar söz konusu olursa vay halimize!

Yolun ezilip balık sırtına dönmesine neden olan nedir?

Ya karayollarının kalitesiz malzeme ve gelişi güzel bir şekilde yol yapması!

Ya da o yolu kullanan kamyonların gerektiğinden fazla tonajla seyir halinde olması!

Hadi diyelim yol olması gerektiği gibi yapıldı!

Ama bozuldu!

Kim görecek? Kim bu yolu düzeltelim diyecek?

Hadi diyelim yol olması gerektiği gibi yapıldı ama kamyonların taşıması gerektiğinden fazla tonajla nakliye yapmaları nedeniyle bozuldu!

Kim bu işe dur diyecek! Kim bu iş böyle olmaz diyerek denetimleri sıklaştıracak?

***

“Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir”

“Gazeteciler, gördüklerini, düşündüklerini, bildiklerini samimiyetle yazmalıdır”

“Gazeteciler, kanunun ve umumun menfaatlerinin aksine muamelelere şahit ve vakıf oldukları takdirde gerekli yayında bulunmalıdır”

Önem ve yüceliği cihan medeniyetinde açıkça kendisi gösteren basına, hükümetimizin birinci derecede önem vermesi; bu hususta sarf edeceği mesaiyi, millete ifa ile mükellef olduğu hayırlı hizmetlerin baş tarafına koyması yüksek Meclisin kesinlikle isteyeceği hususlardandır”

Yukarıdaki sözler Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’e ait.

Aşağıdaki sözlerde tüm kesimlere hitaben 20 yıldır bu mesleği icra eden şahsıma ait.

Basına kulak verin, basına ses verin, basına imkan verin.

Basın mensuplarının eleştirilerini kabullenin.

Göreceksiniz; doğruyu bulmada, halka doğruyu ulaştırmada basın sizlere sosyal medya hesaplarınızdan çok daha büyük fayda sağlayacak.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
16Ekm

BİR HAL ÇARE YOK MU?

01Eyl

UĞURLAR OLA

30Ağs

HER ŞEY MEVZUAT DEĞİL!

12Tem

BAYRAM VARYANTA BULANMASIN

10Tem