Avukatlar sorunlara dikkat çekti
Bartın Barosu tarafından Avukatlar Günü kapsamında tören ve etkinlik düzenlendi.
Bartın Barosu tarafından Avukatlar Günü kapsamında tören ve etkinlik düzenlendi.
Etkinlik Adliye önünden başlayarak Bülent Ecevit Bulvarı, Kemerköprü mevkii, Şadırvan Caddesi, Hükümet Caddesi, Hamam Sokak ve Davut Fırıncıoğlu Caddesi’nden Cumhuriyet Meydanı’na kadar devam eden yürüyüşle başladı.
Yürüyüş sırasında sık sık sloganlar atıldı.
Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törende Bartın Barosu Başkanı Av. Nail Öztürk, Atatürk Anıtı’na çelenk bıraktı. Ardından saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı okundu.
Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı ise Bartın Barosu Başkanı Av. Nail Öztürk yaptı.
Konuşmasında, avukatların halkın ve adaletin yanında durmaya devam edeceğini vurgulayan Öztürk, "Biz susarsak savunma susar, halk susar, adalet susar," dedi. Öztürk, avukatlık mesleğinin güçsüz kaldığı durumlarda zarar görecek olanın yurttaşlar ve hukuk düzeni olduğunu belirtti.
Mesleklerinin karşılaştığı zorlukları da dile getiren Av. Öztürk, hukuk fakültelerinin akademik kalitesizliğine dikkat çekti ve fakültelerdeki altyapı eksikliklerinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Ayrıca, yeni meslektaşlarının mali yükümlülüklerinin azaltılmasının önemine değinerek avukatların intiharlarına yol açan ekonomik baskıları kınadı.
Öztürk, CMK ücretlerinin avukatlık asgari ücret tarifesine getirilmemesini, avukatlık ücret tarifesindeki değişikliklerin uygulanmamasını ve avukatların haklarının yok sayılmasını da eleştirerek, "Avukatların, Türk halkının geleneklerine uygun olmayan dizilerde meta gibi gösterilmesini kabul edemiyoruz," dedi.
Bunun yanı sıra, "trafik kazaları ve iş kazaları gibi davalarda vatandaşları kandıran sahte avukatlar ve hukuk bürolarına karşı mücadele edeceğiz," diyen Öztürk, bu tür yapılarla mücadele edeceklerini belirtti.
Bartın Barosu, 5 Nisan’da Ankara’daki Anıtkabir programına katılacaklarını da duyurdu.
Bartın Baro Başkanı Nail Öztürk konuşmasında şu ifadeleri kullandı, “Değerli meslektaşlarım, değerli basın üyeleri, değerli yurttaşlar: Bizler avukatlara değil yurttaşlara sesleniyoruz. Bu minvalde, ifadelerimizi halkımız ile buluşturan basın üyelerimize müteşekkir olduğumuzu bir kez daha belirtmek isterim.
Yargının, sacayağı olarak tabir edildiği durumda, sav ve karar ayağından ziyade savunma olarak halkın ve haklının yanında yer almaya devam edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. İste tam da bu sebeple halkın sahip çıkması, yanında ve destekçisi olması gereken en önemli kurum olarak Barolar bu görevi üstlenmeye devam edecektir. Adıl yargılanma hakkı, insan hakları ve hukukun üstünlüğünün korunması, kanunun bizlere yüklediği en önemli görevdir. Bu görevi üstlenmeye devam edeceğiz. Biz susarsak savunma susar, halk susar, adalet susar, devlet susar. Tüm savunma makamının değindiği gibi, hiçbir kuvvet karşısında eğilmedik, bükülmedik, biat etmedik, gücümüzü halktan ve haktan alıyoruz baro ve avukatların güçsüz kaldığı yerde zarar görecek tek şey de yurttaşlar ve hukuk düzenidir.
“İçi boş fakültelerin varlığını artık kabul edemiyoruz”
Yıllardır, hiçbir altyapısı, akademik itibarı bulunmayan, kürsüsü dahi mevcut olmayan, sadece adından ibaret hukuk fakültelerine değindik. Nihayetinde nispeten çözüm bulunup hukuk mesleğine giriş sınavı ve fakültelere girişlerde başarı ölçütü getirilmiştir. Sayın bakanımızın sözüne istinaden bu başarı sıralamasının ilk 50000’e çekilmesi en yakın temennimizdir. İçi boş fakültelerin varlığını artık kabul edemiyoruz! Avukatların, özellikle mesleğe yeni adım atmış meslektaşlarımızın, mali yükümlülüklerinin azaltılması en önemli isteklerimizden biridir. Mali ve vergisel yükümlülükler altında ezilmiş meslektaşlarımızın intihar etmelerini kabul edemiyoruz!
“Dizilerde önemsiz bir meta gibi gösterilmesini kabul edemiyoruz”
İlk yürürlüğe girdiği andan itibaren yargı camiasında gündemden düşmeyen CMK ücretlerinin avukatlık asgari ücret tarifesi düzeyine getirilmemesini, bu ücretlerin vergiden arındırılmamasını, angaryaya dönüştürülmesi hususundaki ısrarı kabul edemiyoruz! avukatlık ücret tarifesinde yapılmış değişikliğe rağmen beraat eden sanık ile haklı çıkan müşteki lehine avukatlık ücretinin ödenmesini uygulamamayı kabul edemiyoruz. Avukatların sanki davanın tarafı algısı yaratılmasını, avukatların, konusu dahi olmayan, içeriksiz ve Türk halkının geleneklerine uygun olmayan dizilerde önemsiz bir meta gibi gösterilmesini kabul edemiyoruz. Avukatın taraf olarak savunmasız görülmesini, bu suretle şiddete maruz ve bırakılmasını, avukatlara uygulanan kötü muamelelere tutuklama kararı verilmemesini kabul edemiyoruz.
“Sadece bir nefes ardlarında olduğumuzu herkesin bilmesini isterim”
Kendini avukat olarak tanıtıp özellikle trafik kazaları, iş kazaları gibi neticesinde sadece cismanı zararlar için açılan davalarda vatandaşları kandıran iş takipçileri ve sözde hukuk bürolarının sadece bir nefes ardlarında olduğumuzu herkesin bilmesini isterim. Bu tür yapıların, avukat gibi davranıp yahut onurlu mesleğimizi aracı kılmak suretiyle insanların kanına girmelerine müsaade etmeyeceğiz. Bu organize suç örgütlerine müsaade edilmesini de kabul edemiyoruz. Hiçbir hukuki bilgisi ve altyapısı olmamasına rağmen bilirkişi gibi davranıp arzuhalcilik adı altında türlü hatalarla dolu dilekçelerin dava dosyasına kazanılmasına sebebiyet veren yurttaşın, bu kendilerine zarar veren tutumlarından bir an evvel vazgeçmelerini ve bu yoldan ayrılmalarını temenni ediyoruz. Zira bu suretle, avukattan dahi fazla ücretler alarak hem vergisel anlamda devletimize zarar vermekte hem de vatandaşların haklarına zayi etmektedirler. Arzuhalcilerin avukatlar yerine geçerek dilekçe yazmalarını ve vatandaşın hakkını zayi etmesini kabul edemiyoruz.
“Suç tipleri uydurulmasını kabul edemiyoruz”
Avukatlar olarak kabul edemediğimiz ve yurttaşların da malumunda bulunan büyük haksızlıklar olduğu aşikar! Anayasal hak ve hürriyetler çerçevesinde güvence altına alınmış olan toplanma ve yürüyüş hakları ile diğer anayasal hakların kullanılmasını başka başka suç tipleri ile karıştırılmasını, bu suretle yapılmakta olan soruşturmaları, binlerce yıldır öğrenilegelmiş hukuki bilgiler ve geçmişle bağdaştırmaya çalışsak da; hiçbir şekilde suçta ve cezada kanunulik ilkesine uymadığını düşündüğümüz suç tipleri uydurulmasını kabul edemiyoruz. Avukatın, tam bağımsız ve özgür düşünce içinde, etkili şekilde kendisini ifade edemediği veya ettirilmesine müsaade edilmediği, dolayısıyla mesleğini etkin bir şekilde yürütmesine müsaade edilmeyen bir ortamda, adil yargılanma hakkından söz edilemeyeceği aşikardır. Son süreçte yaşanan toplumsal eylemler sırasında, savunma aşamasında sadece görevlerini ifa etmelerinden ötürü göz altına alınan ve hatta tutuklanan meslektaşlarımızı, cezaevinde ve sorgu hakimi önünde görmeyi kabul edemiyoruz.
Avukatlar hep özgür oldular ve özgür savunmada bulundular. İstanbul Barosunun genel kurulunun iradesiyle seçilmiş dünyanın en büyük barosu başkan ve yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmasına dair hukuka aykırı kararı tanımadığımızı belirmek isteriz. İstanbul Barosuna yapılan bu müdahale, yargı alemine ve demokrasiye vurulan en büyük darbedir. İstanbul Barosunun başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmasına dair kararı kabul edemiyoruz! Avukatıyla, savcısıyla, hakimiyle ve en önemlisi adliye personelimizle, yargıya ve vatandaşa hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu anlamda her daim samimiyet ve sevgi ile birlikte çalışma ortamını paylaştığımız ve kurumsal olarak her fırsatta baromuza sahip çıkan ve yanında olan Bartın Adliyesi hakimlerimiz, savcılarımız ile adliye personellerimize ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Bu şartlar altında avukatlar gününü maalesef kutlayamıyoruz. Bu mesleğe ve yurttaşlara hizmet etmiş ve vefat etmiş meslektaşlarımızı saygıyla ile anıyoruz. Hukuka saygı ve savunmanın bağımsızlığı adına Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye'nin tüm barolarının birlikte 05 Nisan günü Ankara'da ve Anıtkabir'de sonlandırılacak düzenlemiş olduğu programa hep birlikte iştirak edeceğiz. Sözlerimizi sonlandırırken, özgür bir vatan ve bağımsız bir ulusu miras bırakan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, tüm şehitlerimize ve ebediyete irtihal etmiş gazilerimize, mesleğe değer katmış tüm merhum büyüklerimize minnetlerimizi ve şükranlarımızı sunar, geleceğin adil olmasını temenni eder, kamuoyuna saygıyla arz ederiz.”
Yapılan konuşmanın ardından tören toplu hatıra fotoğrafı çektirilmesi ile sona erdi.