Şeker misiniz? - Diyetisyen Ümmü Gülsüm ETYEMEZ

Şeker misiniz?


Gün geçtikçe şeker hastalığı olarak bilinen diyabetin görülme sıklığı artmakta olup küçük yaşlarda bile tanı alınmaktadır.

Hal böyle olunca etrafta “6 öğün beslen, yok 2 ana öğün yeter, az ye, ara öğün yap/yapma” gibi sözde bilim kokan cümleler havada uçuşuyor ve yine mağdur olan çözüm arayışındaki siz sevgili halkımız oluyorsunuz.

O halde gelin öncelikle diyabeti basitçe anlatmaya çalışalım. 

Pankreasımız, kanımızda şeker birikmesini önlemek ve şekerihücre içine almak için insülin adında bir hormon salgılar. Eğer bizlerde bu hormon yetersizse veya salınım mekanizmamızda bir hasar varsa diyabet tanısı alırız.

Sık idrara çıkma

Sık sık susama, acıkma

El ve ayaklarda uyuşma

Yorgunluk 

Sık sık enfeksiyon kapma 

Cilt yaralarında geç iyileşme en çok görülen bulgularıdır.

Diyabette Tıbbi Beslenme Tedavisi 

Diyabetin tedavisini puzzle gibi düşündüğümüzde, beslenme tedavisi olmazsa olmaz bir parçadır. 

Fazla kilosuyla beraber insülin direnci olan bireylerin %5’lik ağırlık kaybı bile insülin direncini azaltmaktadır. Bu nedenle diyabet tanısı almış ya da diyabet riski taşıyan bireyler için kilo kontrolü son derece önemlidir.

Günlük beslenmede öğünler arası karbonhidrat miktarlarında denge sağlanmalıdır. Karbonhidrattan fakir diyetler enerji, vitamin ve mineral bakımından kısıtlı olacağından tavsiye edilmez. 

Kaliteli karbonhidrat olarak tam tahıllar, meyveler, sebzeler ve az yağlı süt/süt grubu besinler tercih edilmelidir.

Trans yağ alımı; LDL denilen kötü kolesterolü yükseltir; tüketimi azaltılmalıdır.

Haftada en az iki kez balık tüketimi omega-3 alımı için önerilmektedir.

Glisemik indeksi yüksek besinler yerine düşük glisemikindeksli besinler tercih edilmelidir.

Posadan zengin besinler midede hacimce büyük yer kapladıkları için tokluk hissi oluşturarak ağırlık yönetiminde de etkin rol oynarlar.

Meyvelerin kabuklarıyla birlikte tüketilmesi posa alımını sağlayarak kan şekerinin ani yükselmesini önler.

Aşırı şeker ve enerji yüklemesinden kaçınmak adına şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmelidir.

Sağlıklı beslenme programına uyan her birey gibi, diyabetli bir bireyin de vitamin/mineral takviyesi almasına gerek kalmayacaktır.

Antioksidan olması, enfeksiyonlardan koruması, yaraların iyileşme süresini kısaltması, bağışıklık sistemini güçlendirmesi ve kalp sağlığını koruması gibi özelliklerinden dolayı diyette C vitaminine yer verilmelidir. Biber, turunçgiller, domates C vitamininden zengin besin kaynaklarıdır.

Kandaki şeker oranının kontrolü sağlanamayan, fazla kilolu/şaşman sınıfında olan, sık sık hipoglisemi atakları yaşayan ve kolesterol ve kan yağları değerlerinde bozukluk olan bireyler alkol tüketmemelidir. 

Kişinin yaşam tarzına bağlı olarak değişmekle beraber, 3 ana-3 ara öğün yapılması önerilir. Mutlaka kişiye özgü sağlıklı beslenme programı yazılmalıdır.

Hazır/paketli gıda tüketimi olabildiğince azaltılmalıdır.

Diyabeti olan bireylerin piyasadaki diyabetik/diyet ürünleri kullanma zorunluluğu yoktur. Bu ürünler tüketildiğinde kan şekerinin hemen düzene gireceğini düşünmek yanlış bir algıdır. Ayrıca bu ürünler standart ürünlere kıyasla pahalıdır. 

Diyabetli bireylerin beslenmelerinde dikkat etmesi gereken üç kilit nokta; öğün sayısı, öğünlerin tüketileceği saat ve porsiyon kontrolüdür.

​Her ne kadar diyabet için az çok genel tavsiyeler vermiş olsak da beslenme kişiye özelidir.
 

Eğer diyabet tanısı aldıysanız veya riskli gruptaysanız sağlıklı beslenmeyi öğrenmek için hala neyi bekliyorsunuz?

Artık harekete geçme zamanı gelmiş geçiyor! O halde şimdi harekete geçin ve “gerçekten” sağlıkla kalın!

Diyetisyen Ümmü Gülsüm ETYEMEZ

@dyt.ummugulsumetyemez

İletişim: 0554 659 69 42

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
08Ağs

Az yersem çok kilo verir miyim?

25Tem
20Tem

Kahvaltı yapmak şart mı?

22Haz

Gece açlıkları

13Haz

Kırık ayağı bul!